dolu
Büyüt
Dolu tanecikleri 

Sözlükte "dolu" ne demek?

1. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak ya da düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü; boş vakti olmayan, meşgul.
2. Bir yerde sayıca çok; (ış, uğraş, olay vb. için) çok olan.
3. Bo? yeri yok, her yeri tutulmu?; (top, tüfek gibi ateşli silahlar için) ıçinde atılacak mermisi bulunandolu

Cümle içinde kullanımı

Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti.
- T. Buğra

Dolu kelimesinin ingilizcesi

adj. full, filled, loaded, crowded, occupied, engaged, abounding, abundant, alive with, capacity, fraught, instinct, instinct with, laden, replete, rife, shot, shot through, steeped in, thick with
n. hail
n. race, fruit, offspring, progeny, progeniture, spawn, seed, semen